A MIGHTY HEART 30 KASIM 2007’DE SİNEMALARDA
Bu basın bülteni Ağu 26th, 2007 tarihinde Sinema ve Tiyatro kategorisine eklendi.Pakistan’da kaçırıldıktan sonra kafası kesilerek öldürülen gazeteci Daniel Pearl ve onu bulabilmek için dünya çapında arama çalışması başlatan eşi Mariane Pearl’ün gerçek öyküsü beyazperdede…
Angelina Jolie uzun süredir uzak kaldığı film setlerine yeni filmi “A Mighty Heart ” ile döndü. Güzel yıldızın Shiloh Nouvel adını verdiği kızını(bebeğin babası Brad Pitt) dünyaya getirdikten sonra kamera karşısına geçtiği ilk film olan“A Mighty Heart”ın çekimleri, Hindistan’ın batısındaki Pune kendinde devam ediyor.
Yönetmenliğini “Welcome to Sarajevo – Saraybosna’ya Hoşgeldiniz” ve “The Road to Guantanamo – Guantanamo Yolu” gibi filmlerden tanıdığımız İngiliz yönetmen Michael Winterbottom’un üstlendiği filmde, bundan dört yıl önce Pakistan’da “ayakkabı bombacısı” olarak bilinen Richard Reid ile İslami dini lider Şeyh Mübarek Gilani arasındaki bağlantıları araştırmak için bulunduğu Pakistan’da teröristler tarafından kaçırılarak başı kesilmek suretiyle öldürülen gazeteci Daniel Pearl’ün gerçek öyküsü anlatılıyor.
Angelina Jolie ise teröristlerin kaçırdığı gazeteci kocasını bulmak için çırpınan hamile eş Mariane Pearl rolünde kamera karşısına geçti. Filmde gazeteci Daniel Pearl’ü ise geçtiğimiz yıl gösterime giren “Capote”nin senaryosunu yazan aktör Dan Futterman canlandırıyor.
“A Mighty Heart” için “Bu bir toplumsal bilinç projesidir” tanımlamasını yapan Angelina Jolie, filmin çekimlerinin Pakistan yerine Hindistan’da yapılmasından dolayı biraz hayal kırıklığına uğradığını gizlemeyerek, “Üç defa gittiğim Pakistan en sevdiğim ülkelerden birisidir. Ancak güvenlik problemleri sebebiyle filmin çekimlerinin Batı Hindistan’daki Pure kentinde yapılması uygun bulundu. Pakistan’ın Karaçi kentine çok benzediği için burası seçildi” diyor.
Filmin yapım ortakları arasında yer alan Brad Pitt ise, “A Mighty Heart” projesini şu sözlerle değerlendiriyor: “Bu film, 2002 yılında Daniel Pearl’ü arama/kurtarma çalışması sırasında dünyanın her yerinden insanlar arasındaki derin işbirliği üzerinde odaklanıyor. Bu film sayesinde farklı dini inançlara sahip insanların birbirini daha iyi anlamasına katkıda bulunacağımız umudunu taşıyoruz. Bu yüzden filmde öyküsü anlatılan insanların portresini çizerken her türlü öfke ve önyargıdan uzak durarak mümkün olduğunca dürüst ve tarafsız kalmaya çalıştık.”
Fransız gazetecinin kaçırıldığı 2002 yılında hamile olan ve aynı yılın Mayıs ayında Adam adını verdiği bir erkek çocuk dünyaya getiren Mariane Pearl, projeye verdiği desteği, “Kitaptan yapılan uyarlamada benim adımı taşıyacak karakteri, bütün çalışmalarını takdirle izlediğim Angelina Jolie’nin oynamasına çok memnun oldum” sözleriyle ifade etti.
FİLMİN KONUSU
2007 yılında gösterime girecek olan “A Mighty Heart”ta, kaçırılan kocasının vahşice öldürülmesinin ürkütücü ve unutulmaz öyküsünü anlatan bir kadın vardır. Wall Street Journal muhabiri Daniel Pearl’ün Pakistan’ın Karaçi kentinde kaçırılmasından sonra gelişen olayları tüm dünya beş hafta boyunca endişeyle izlemişti. Sonra vahşice öldürülüşünün şok edici haberleri geldi. Kitapta ve filmde Daniel Pearl’ün Karaçi’de bulunma sebebi, kaçırılışı ve onu bulabilmek için sergilenen yoğun çabaların öyküsü ilk kez tüm detaylarıyla anlatılır.
Mariane ve Daniel Pearl’ün Güney Asya’da çalışmasının sebebi, dünyanın çeşitli ülkelerinde çalışan diğer gazetecilerle aynıydı. Dünya üzerindeki etnik ve dini çatışmaların daha iyi anlaşılmasında tarafsız,analitik ve detaylı haberciliğin önemine inanıyorlardı. Seçtikleri yaşam tarzının getirebileceği risklerin farkındaydılar, dolayısıyla tercihlerini yapmışlardı.
Daniel ile Mariane’in cesareti olağanüstü düzeydeydi. İnsanlara doğruyu gösteren haberler üretecek cesur gazetecilere her yerde ihtiyaç vardı, onlar da bu ihtiyacı karşılıyordu. Pearl’ün öyküsünde çok sayıda güçlü yürek vardı. Kaçırılan kocasını arayışı sırasında Mariane’ye yardımcı olan çok sayıda cesur insan vardı. Daniel Pearl’ü teröristlerin elinden kurtarmak için imkansızı başarmak istediler.
Filmde bu çabanın kimi zaman sürükleyici, kimi zaman aydınlatıcı, çoğunlukla da üzücü aşamaları tam bir dürüstlükle gözler önüne serilir. Daniel Pearl’in son dakikalarını izlerken teröristlerin metodlarını, ideolojilerini ve acımasız şiddetinin boyutlarını öğreniriz. Pearl’ün ortadan kaybolduğunun duyulmasıyla birlikte onun yerini öğrenmek, kaçıranların kimliğini belirlemek için dünya çapında zamana karşı bir yarış başlar. İslami teröristlerle Amerika’yı birbirinden ayıran çok tehlikeli kültürel ve politik uçurumlarda gelişen bir yarıştır bu…
Böyle bir öyküyü ancak tek bir insan anlatabilirdi: Daniel Pearl’ün eşi Mariane… Kaçırılan kocasını arama çalışmasını başlatan ve yönlendiren insan o olduğu için tüm detayların birinci tanığıydı. Gerçekler, adalet ve sevgi idealleri üzerine kurulmuş bir evliliğin üzücü portresini ancak o anlatabilirdi. Sonuçta “A Mighty Heart”ın kitabında ve filminde anlatılan öykü, dıştan bakıldığında her ne kadar endişeli bekleyişin öyküsü gibi görünse de, son tahlilde insan ruhunun manevi yükselişinin mutlaka okunması ve izlenmesi gereken öyküsüdür.
