MotoGurmeler Gezileri
13 Nisan ’08 – Sapanca
Uzun bir mücadele, dayatma, direnme ve türlü baskıya direnme sürecinden sonra kendimi artçı olarak Ateş’e kabul ettirebildiğim gün bugündür. Direndim ve kazandım. Çekme halatı dahil olmak üzere, istediği tüm ihtiyaç listesini hazır ettim. Sabah 7 de motorun yanına dikildim beklemeye başladım. Belki beni almadan gider yada beni eker kaygısıyla…
Neyse 08.40 Beylikdüzü, 09.00 FSM köprü çıkışı. Uçtuk sanırım. Çünkü Beylikdüzü – FSM arasında bir şey hatırlamıyorum. İndiğim zaman bacaklarım ve ellerim titriyordu. (heyecan işte)
09.30 a doğru motorlar gelmeye başladı 3,5,7 sanırım bu kadar dedim. Nereden biliyim, ben ilk kez katılıyorum moto gurmelere. 9,10,15… saymaktan vazgeçtim. Meğersem 28 motor 37 kişi ve sonradan eklenen bir araba olmuş. 9.45 teker döndü. Nasıl güzel bir görüntü nasıl güzel bir şey bu: Arabamdan izlediğim hayran hayran baktığım grubun içinde olmak, rüya gibi. Mutluluk. Şaşkınlık.
TEM yolundan Sapanca’ya doğru yolculuk başladı. Grubun başı ile sonu arasında 3 km. uzaklık. En arkadan gidiyoruz. Hızlanmalar, adrenalin sonra düşen tempo, sonra yine hızlanmalar: Müthiş bir keyif.
Kahvaltıya gidiyoruz. Bir bahçe, büyük bir bahçe, ağaçlar altında masalar, bizi bekleyen, hoş geldiniz diyen Ev-ce’liler. Ev-ce’de köy kahvaltısı yapacağız. Doğanın içinde şık bir ‘köy evleri’ görüntüsü. Bize ayrılan masalara 3-5 masa daha eklenince tren görünümde uzun bir masaya oturup “haydi getirin bakalım yiyecekleri” komutuyla başlayan, ne kadar sürdüğünü anımsayamadığım bir kahvaltı oldu. Peynir çeşitleri gelmeye başladı önce, zeytinler, zeytinyağına bandırılan ekmekler, tereyağı, gözlemeler, yumurtalı ekmekler, demlik demlik çaylar…Reçeller.. Dolma. Sucuk. Doymamıza rağmen gelmeye devam eden yiyecekler…
Ölür müyüm bu kadar yemekten sonra, hareket edebilir miyim? kaygısıyla çimenlere attım kendimi..O da ne , meyve suları hem de doğal ..Bitmedi ayran geldi. Sürahiyle içti bazı arkadaşlar..İkram devam ediyordu ben çimlerde yatar durumda.. Yemek yeme eylemim sona erdi.. Yiyemediklerim aklımda kalacak ama yapacak bir şey yok Bünye bu kadarını kaldırabildi.
Sonra ayakkabılar çıkarılıp, çıplak ayakla çimlerde geziniyoruz. İstanbul’un yüklediği negatif elektrik bitti gitti. “Haydi gidiyoruz” diyor Burak.. Niye ki yeni gelmiştik biraz daha yatalım hatta biraz daha yiyelim..Adam başı 25 ytl ödeyip Gölevi’ne doğru yola çıkıyoruz. Sanırım bizden sonra fiyatları iki katına çıkarırlar ya da motorla gelen birini görünce iki kat fiyat söylerler. Zira, herkes tabakları sonuna kadar süpürdü. Şaka bir yana hakkıyla, uygun bir fiyat.
Gölevi’nde de yayılma ve bir şeyler içme durumu.Yiyecek hâl yok çünkü kimsede. Ve dönüş yolu. Rüya gibi gün bitiyor. Biraz daha kalmak için uyuma numaraları falan yaptım ama yemediler. Kuşlar gibi hisettim dönüş yolunda kendimi. Her şey çok güzeldi. Moto gurmelerle olmak çok güzeldi. Sohbet güzel, yemek güzel, motorlar güzel…Aranızda olmak çok güzeldi arkadaşlar. Sağolun varolun hep motorda olun..
Bir daha ki gezinize katılmak için artık bu kadar mücadeleye ve ATEŞ’e gerek kalmauyacak: Bunu öğrenmek daha güzeldi. Burak, söz verdi bir “bağyan arkası” ayarlayacak bana.