<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Basın Bültenim &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.basinbultenim.com/kategori/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.basinbultenim.com</link>
	<description>Şirket haberlerinizi hedefe, kolaylıkla ve ücretsiz ulaştırın!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 14:33:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<image>
  <link>http://www.basinbultenim.com</link>
  <url>http://www.basinbultenim.com/wp-content/themes/recycledcanvas/styles/images/logo.png</url>
  <title>Basın Bültenim</title>
</image>
		<item>
		<title>Burun Ameliyatını Kimler Yapmalı?</title>
		<link>http://www.basinbultenim.com/2011/burun-ameliyatini-kimler-yapmali</link>
		<comments>http://www.basinbultenim.com/2011/burun-ameliyatini-kimler-yapmali#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Jan 2011 22:05:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ozanbalik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[burun ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[burun estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[estetik cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[ozan balık]]></category>
		<category><![CDATA[rinoplasti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinbultenim.com/?p=5184</guid>
		<description><![CDATA[Hindistan’da M.Ö. 5.-6. yüzyıllarda esirlere ve mahkûmlara yaygın olarak burunlarının kesilmesi cezası verilirmiş. Yüzünün tam ortasında, aldığı cezanın sembolü ile insanlar yaşamak zorunda bırakılırmış. Tedavi edicilerin çaresiz kaldığı bu yıllarda Sushruta adlı bir cerrah, alın derisi kullanarak yeniden burun yapmaya başlamış ve bu yöntemini “Sushruta Samhita” adlı kitabında tarif etmiştir. Bu yöntemi halen günümüzde de<a class="moretag" href="http://www.basinbultenim.com/2011/burun-ameliyatini-kimler-yapmali">&#160;&#160;Full Article&#8230;</a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan’da M.Ö. 5.-6. yüzyıllarda esirlere ve mahkûmlara yaygın olarak burunlarının kesilmesi cezası verilirmiş. Yüzünün tam ortasında, aldığı cezanın sembolü ile insanlar yaşamak zorunda bırakılırmış. Tedavi edicilerin çaresiz kaldığı bu yıllarda Sushruta adlı bir cerrah, alın derisi kullanarak yeniden burun yapmaya başlamış ve bu yöntemini “Sushruta Samhita” adlı kitabında tarif etmiştir. Bu yöntemi halen günümüzde de plastik cerrahi uygulamalarında kullanmaktayız. Tabii o zamanlar Plastik Cerrahi adı henüz kullanılmamaktaydı. Günümüze gelene kadar her tür cerrahi branşın zorlandığı, çözüm bulamadığı, tedavi edilemez dediği ve terk ettiği tüm uygulamalar plastik cerrahlar tarafından araştırılmış, geliştirilmiş ve günümüz modern tıp uygulamalarının vazgeçilmez bir parçası haline getirilmiştir.<br />
Bu yüzyıllara yayılan bakış açısının ustadan çırağa nakledilmesinden olsa gerek, plastik cerrahlar her zaman diğer cerrahlar tarafından zor kabul edilen problemlerin merkezinde olmuşlardır. Aynı şeylere bakmalarına rağmen farklı ayrıntıları yakalamayı öğrenmişlerdir. Günümüzde yapmakta olduğumuz sayısız şaşırtıcı onarım ameliyatlarının yanında, kişilerin ruhu ile daha mutlu bütünleşebileceği estetik amaçlı ameliyatları da yapmaktayız. Burun estetik cerrahisi de bu ameliyatlar arasında önemli bir yer tutmaktadır.</p>
<p>Günümüz sosyo-ekonomik dünyasına baktığımızda, estetik cerrahi ameliyatları ve özellikle de estetik burun ameliyatları (rinoplasti) sayısı her geçen gün artmaktadır. Sosyo-ekonomik diyorum çünkü bu ameliyatlar, bu işi profesyonel olarak yapmakta olan biz hekimler için bir kazanç kaynağıdır. Her konuda olduğu gibi bu ekonomik pastanın ortağı olmak isteyen farklı branşlar olacaktır.</p>
<p>Birçok platformda burun estetik cerrahisinin plastik cerrahlar mı yoksa KBB uzmanları tarafından mı yapılacağı suni bir tartışma konusu haline getirilmektedir. Sözde iddialar KBB doktorlarının burun anatomisini çok iyi bildikleri ve bu nedenle rinoplasti ameliyatlarını kendilerinin yapması gerektiği şeklindedir. Dikkat edilirse bu tartışma ortamlarında bu tarz iddialar KBB uzmanları tarafından yapılmaktadır. Plastik Cerrahi camiası bu anlamsız tartışmalara katılmayı lüzumsuz görmüştür. Şahsi kanaatim, halkın bu yanlış bilgilendirilmesinin önüne geçilmesidir.</p>
<p>KBB uzmanlığı içerisinde burun adı geçen bir uzmanlıktır fakat içinde estetik ibaresi yoktur. Burnun sadece solunum fonksiyonları açısından değerlendirmek ve nefes alma sıkıntısını düzenlemek amacı ile eğitim alırlar. Genellikle “içini yapmışken şu kemiği de alalım” şeklinde yaklaşarak hastalarda rinoplasti ameliyatı yapma özlemi içerisindeler. Plastik cerrahi eğitimi almaya başlayan bir asistan, eğitiminin ilk gününden itibaren son evre bir kanser hastasını bile ameliyat ederken dikmekte olduğu yaranın nasıl görüneceğine önem vermesi gerektiğini öğrenir. Bu sadece güzellik saplantısı değil; tedavi ettiğimiz insanları sosyal olarak ta toplumun bir parçası kılabilmeyi hedeflemektir. Hele ki burun gibi yüzümüzün tam ortasındaki özel bir organın estetik cerrahisi söz konusu olduğunda kuşaklar boyunca plastik cerrahların birbirine aktardıkları estetik görgü ve anlayış en üst seviyede kullanılır. Bu anlayış ve prensipler elbette kitaplarımızda yer almaktadır fakat sadece okumakla olsaydı tıp eğitimi ekstern eğitim de olabilirdi.</p>
<p>Maalesef ülkemizde bu konuya ilişkin yasal düzenlemeler yetersizdir. Plastik Cerrahlar dışında birçok kişi karın germe, yağ alma, meme estetik ameliyatları, burun estetik ameliyatları, yüz ve alın germe yapmaktadır. Birçok insan bu konuda mağdur olduktan sonra olayın gerçek yüzünü anlamaktadır. Kimi zaman da komplikasyonlar düzeltilememekte, hatta bazılarınızın hatırlayacağı gibi ölümler bile olmaktadır.</p>
<p>Masada 2-3 elma portakal çizerek V.V. Gogh’un natürmortuyla aynı şeyi yaptığını iddia etmekle aynı şeydir bu. Plastik Cerrahi sanatsal yönü olan bir cerrahidir. Bıçağınızla sanat yaparsınız ve sanat o kadar da kolay öğrenilen bir konu değildir.<br />
Sanat dolu günler dilerim.</p>
<p>Op. Dr. Ozan Balık</p>
<p>Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı</p>
<p><a href="http://www.ozanbalik.com">www.ozanbalik.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinbultenim.com/2011/burun-ameliyatini-kimler-yapmali/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hear the world&#8217;e destek sürüyor</title>
		<link>http://www.basinbultenim.com/2010/hear-the-worlde-destek-suruyor</link>
		<comments>http://www.basinbultenim.com/2010/hear-the-worlde-destek-suruyor#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 06:54:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PhonakTR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinbultenim.com/?p=4448</guid>
		<description><![CDATA[Şarkıcı/ Söz yazarı Corinne Bailey Rae, Oscar ödüllü aktör Ben Kingsley ve beğenilen aktris Tilda Swinton gibi,Hear the World’e&#8211;işitme cihazları üreticisi olan Phonak’ın işitmenin önemi ve işitme kaybının sonuçları hakkında farkındalık yaratmak için başlattığı küresel girişime&#8211;destek vermek için katılan ünlü en yeni yüzlerden oldu. Üç yeni destekçi, Jude Law, Elle Macpherson, Annie Lennox, Sting ve<a class="moretag" href="http://www.basinbultenim.com/2010/hear-the-worlde-destek-suruyor">&#160;&#160;Full Article&#8230;</a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şarkıcı/ Söz yazarı Corinne Bailey Rae, Oscar ödüllü aktör Ben Kingsley ve beğenilen aktris Tilda Swinton gibi,Hear the World’e&#8211;işitme cihazları üreticisi olan Phonak’ın işitmenin önemi ve işitme kaybının sonuçları hakkında farkındalık yaratmak için başlattığı küresel girişime&#8211;destek vermek için katılan ünlü en yeni yüzlerden oldu.</p>
<p>Üç yeni destekçi, Jude Law, Elle Macpherson, Annie Lennox, Sting ve Peter Gabriel, diğer ünlü elçilerden birinin davetine katılacak. Her bir destekçinin fotoğrafı, müzisyen ve fotoğrafçı olan Bryan Adams tarafından, Hear the World duruşu&#8211;bilinçli işitmeyi yaymak için bir el kulak arkasında durarak—ile çekildi.</p>
<p>Dünya çapında 800.000.000 insan, dünya nüfusunun % 16’sından fazlası işitme kaybı yaşıyor ve uzmanlar bunun 2015 yılı itibariyle 1.1e milyar insana artacağını tahmin ediyor. Çalışmalar, bu durumun bireylerin sosyal, duygusal ve fiziksel sağlığı üzerinde önemli oranda negatif etkisi olduğunu gösterdi.</p>
<p><strong>Corinne Bailey Rae:</strong> “Duymak ve iletişim gücüne sahip olmak paha biçilemez bir hediyedir, bir müzisyen olarak işitmek/duymak benim için çok büyük önem taşır, ve bu hediyeyi kaybetmek benim için çok zor olurdu”, diye belirtti.</p>
<p><em> <strong>Hear the World hakkında </strong></em></p>
<p>Her 6 kişiden 1’inin işitme kaybı yaşadığı, ortalama insan ömrüyle beraber çevredeki ses ve gürültü oranlarının da sürekli arttığı günümüzde Phonak’ın desteğiyle ortaya çıkan Hear The World (Dünya’yı Duy) girişiminin ana hedefi işitmenin önemiyle birlikte işitme kaybının sonuçlarını vurgulamaktır. Girişim, işitme kaybının sosyal ve psikolojik etkilerini ele alır, konuyla ilgili bilgilendirme yapar, önüne geçilmesi ve çözüm üretilmesi konusunda araştırmalar yapar ve finansman sağlar.</p>
<p>Daha fazla bilgi için:      <a href="http://www.hear-the-world.com/">www.hear-the-world.com</a></p>
<p><a href="http://www.twitter.com/Hear_The_World">www.Twitter.com/Hear_The_World</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/CanYouHearTheWorld">www.Facebook.com/CanYouHearTheWorld</a></p>
<p><em> </em></p>
<p><strong>Phonak hakkında</strong></p>
<p>Temeli 1947 yılına dayanan, Stäfa-İsviçre merkezli firma, işitme cihazları sektöründe 2008 yılını kar ve satış adedi bazında dünya lideri olarak tamamladı.</p>
<p>Amacı işitme sorunu olan insanlara hayatlarını güvence içinde devam ettirebilmelerini sağlayacak konforu ve teknik desteği sağlamak olan Phonak, bu çizgisini, sürekli gelişen teknolojilerle desteklediği yüksek kaliteli geniş ürün yelpazesiyle sürdürüyor.</p>
<p>Daha fazla bilgi için:      <a href="http://www.phonak.com/">www.phonak.com</a></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Phonak Türkiye hakkında</strong></p>
<p>Phonak AG, Türkiye’de 2009 yılı sonunda kurduğu Phonak Duyu Sistemleri İth. İhr. Tic. Paz. Ltd. Şti. ile pazarda doğrudan faaliyet gösteriyor.</p>
<p>Türkiye’de tek yetkili Phonak ürünleri dağıtıcısı ve servis merkezi olan Phonak Duyu Sistemleri İth. İhr. Tic. Paz. Ltd. Şti., Phonak isminden beklenen doğrudan, güvenilir ve etkin hizmet anlayışı ile birlikte dünyadaki pazar payı oranını yakalayarak, sektör lideri olmayı hedefliyor.</p>
<p>Phonak Türkiye, İsviçre kalitesi ve güvencesiyle işitme cihazları ve kablosuz iletişim sistemleri tasarımı, geliştirilmesi ve üretiminde lider olan Phonak’ın yüksek teknolojili en yeni ürünlerini, dünyayla eş zamanlı olarak Türkiye’de de satışa sunuyor.</p>
<p>Daha fazla bilgi için:      <a href="http://www.phonak.com.tr/">www.phonak.com.tr</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinbultenim.com/2010/hear-the-worlde-destek-suruyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>5 MAYIS DÜNYA EBELER GÜNÜ</title>
		<link>http://www.basinbultenim.com/2010/5-mayis-dunya-ebeler-gunu</link>
		<comments>http://www.basinbultenim.com/2010/5-mayis-dunya-ebeler-gunu#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2010 13:22:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kayraka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[www.turkebeler dernegi.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinbultenim.com/?p=4205</guid>
		<description><![CDATA[Tüm dünyada ebeler, kadın sağlığının koruyucusu olarak hizmetlerini sürdürmektedir. Ülkemizde ebelik deyince akla gelen normal doğumu yaptıran kişi düşüncesi, ebelik eğitiminin yükselmesi ile birlikte boyut değiştirmeye başlamış ve artık üniversite mezunu ebeler gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemde anneye bakım, eğitim ve danışmanlık hizmetlerini sunar hale gelmiştir. Kendi ve ailesinin sağlığından sorumlu olan kadını güçlendirmek,<a class="moretag" href="http://www.basinbultenim.com/2010/5-mayis-dunya-ebeler-gunu">&#160;&#160;Full Article&#8230;</a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyada ebeler, kadın sağlığının koruyucusu olarak hizmetlerini sürdürmektedir. Ülkemizde ebelik deyince akla gelen normal doğumu yaptıran kişi düşüncesi, ebelik eğitiminin yükselmesi ile birlikte boyut değiştirmeye başlamış ve artık üniversite mezunu ebeler gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemde anneye bakım, eğitim ve danışmanlık hizmetlerini sunar hale gelmiştir.  Kendi ve ailesinin sağlığından sorumlu olan kadını güçlendirmek, aileyi ve dolayısıyla toplumu güçlendirmek anlamına gelmektedir.  Ancak sağlıklı bir kadın, ailesinin sağlığından  sorumlu olabilir. Bu noktadan bakıldığında, her geçen gün artan kadın kanserlerinden korunmak, yaşamsal önem taşıyan bir konu haline gelmiştir.  Kadın sağlığını korumak ve geliştirmeyi misyon edinen ebelerin, bu konuyla ilgilenmesi kaçınılmaz olmuştur. </p>
<p>Tüm dünyada her yıl Uluslararası Ebelik Konfederasyonu’nun kuruluş yıldönümü olan 5 Mayıs, Dünya Ebeler Günü olarak kutlanmakta ve ebeler meslektaşları ve kadınlar için çeşitli etkinlikler düzenlemektedir. </p>
<p>Ebeler Derneği olarak, bu güne kadar pek çok bilimsel aktivite ile kutladığımız ebeler gününde, bu yıl farklı bir etkinlik yapmak istedik. Bu yıl “Ebeler Günü”nü bizlere her alanda gereksinimi olan kadınlarımıza (anne ve anne adaylarına), özel bir gün olan Anneler Günü’nde bir eğitim toplantısı yaparak  kutlamaya karar verdik.  Konu olarak ise, taşıdığımız misyon gereği, kadınlardan gelen istek üzerine  yaygınlığı giderek artan kadın üreme sistemi kanserleri ve korunma yollarını seçtik. </p>
<p>Bu toplantının yalnızca bir eğitim toplantısı olmaması, bizi hizmet ettiğimiz kadınlarla kaynaştıran bir buluşma olması için de, çeşitli sürpriz sanatçılarla birlikte Nida Şan konseri düzenledik. Ekte programını sunduğumuz etkinliğimizin tamamı ücretsiz olup, 2.000 anne ve anne adayının katılımı ile gerçekleşecektir. </p>
<p>Sivil toplum örgütlerinin kadın kolları ve bazı belediyeler  tarafından  desteklenen etkinliğimiz, ulusal  basılı ve görsel medyada geniş yer bulacaktır. </p>
<p>Sınırlı sayıda, kaliteli hizmet anlayışına sahip ve misyonumuzu paylaşan firmalarla çalışmayı hedeflediğimiz etkinliğimize destek vereceğinizi umar, sizleri aramızda görmekten mutluluk duyarız.  </p>
<p>Zamanı etkin kullanmak adına kısa sürede iletişime geçmenizi dileriz. </p>
<p>Dr. Nazan KARAHAN<br />
                   Türk Ebeler Derneği Başkanı<br />
 Marmara Üniv. Sağlık Bilimleri Fak. Ebelik Bölümü<br />
                            0536 820 76 75</p>
<p>İletişim Bilgileri<br />
Yılmaz KARAHAN<br />
Medya Yönetmeni<br />
 0 554 579 38 65<br />
info@turkebelerdernegi.com<br />
www.g-ebe.com<br />
www.turkebelerdernegi.com</p>
<p>DÜNYA EBELER GÜNÜNÜ,<br />
ANNELER GÜNÜNDE<br />
KADINLARIMIZI EĞİTEREK KUTLUYORUZ</p>
<p>KADIN ÜREME SİSTEMİ KANSERLERİ VE KORUNMA YOLLARI</p>
<p>•	Kadın üreme sistemi anatomi ve fizyolojisi<br />
•	Kanser nedir? Kadın üreme sistemi kanserleri nelerdir?<br />
•	 Kanser oluşumuna zemin hazırlayan durumlar  ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar<br />
•	Üreme sistemi kanserlerinin belirtileri  ve erken teşhis yöntemleri<br />
•	Üreme sistemi kanserlerinden korunma yolları</p>
<p>Nida Şan Konseri ve sürpriz sanatçılar</p>
<p>Eğitimciler: Dr. Nazan KARAHAN<br />
                    (Ebeler Derneği Başkanı ve Marmara Üniversitesi<br />
                      Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Öğretim Elamanı)<br />
                     Msc. Esra DUMAN</p>
<p> Yer: Ümraniye Princess Kongre Salonu<br />
                    Mithatpaşa Caddesi Armağanevler Durağı<br />
                    Princess Plaza No: 102 Kat: 7</p>
<p>Tarih: 09 Mayıs 2010<br />
Saat: 13:30-  18:00</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinbultenim.com/2010/5-mayis-dunya-ebeler-gunu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğal yolla hamilelik</title>
		<link>http://www.basinbultenim.com/2010/dogal-yolla-hamilelik</link>
		<comments>http://www.basinbultenim.com/2010/dogal-yolla-hamilelik#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 10:59:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>masa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Arabinogalaktan]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Yolla Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[İnfertilite]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Pre-seed]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinbultenim.com/?p=3771</guid>
		<description><![CDATA[DOĞAL YOLLA HAMİLE KALMAYA YARDIMCI ÜRÜNLER FERTİLTR İLE ARTIK TÜRKİYE’DE! Amerikan orijinli ve dünyada alternatifi bulunmayan PRE-SEED, çocuk özlemi çekenlere acısız, doğal ve diğer yöntemlere göre uygun fiyatla bambaşka bir seçenek sunuyor… Son zamanlarda çiftlerin en büyük sorunlardan biri de çocuk sahibi olamamak. Çiftlerde yaşanan sağlık problemlerinin haricinde sebepsiz yere çocuk sahibi olamayan çiftlerin sayısı<a class="moretag" href="http://www.basinbultenim.com/2010/dogal-yolla-hamilelik">&#160;&#160;Full Article&#8230;</a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DOĞAL YOLLA HAMİLE KALMAYA YARDIMCI ÜRÜNLER<br />
FERTİLTR İLE ARTIK TÜRKİYE’DE!<br />
Amerikan orijinli ve dünyada alternatifi bulunmayan PRE-SEED,<br />
çocuk özlemi çekenlere acısız, doğal ve diğer yöntemlere göre uygun fiyatla bambaşka bir seçenek sunuyor…</p>
<p>Son zamanlarda çiftlerin en büyük sorunlardan biri de çocuk sahibi olamamak. Çiftlerde yaşanan sağlık problemlerinin haricinde sebepsiz yere çocuk sahibi olamayan çiftlerin sayısı da oldukça fazla. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye&#8217;de 2 milyon kişi çocuk sahibi olamıyor. 150 bin çift ise çocuk sahibi olmak için tedaviyi bekliyor.</p>
<p>Günümüzde sık rastlanan, çocuk sahibi olamama problemlerine yardımcı ürünleri, üretkenlikle ilgili teşhis ve kısırlık testlerini ülkemize tanıtmak, ihtiyacı olan çiftlere ulaştırmak amacıyla kurulan Fertiltr, Pre-seed ve Babystart ürünlerinin Türkiye ve K.K.T.C distribütörlüğünü yürütüyor.<br />
Ürünler USA &#8211; Food and Drug Administration (FDA) &#8211; Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi ve Conformité Européenne (CE ) &#8211; Avrupa Normlarına Uygunluk belgelerine sahip olup, T.C. Sağlık Bakanlığı onayı ile ithal edilmektedir.<br />
Pre-seed:<br />
•	Pre~seed, spermlere antioksidan desteği sağlayan DOĞAL şekilde oluşan, bioaktif bitki şekeri olan Arabinogalaktan içermektedir.</p>
<p>•	FDA tarafından “Doğal yolla hamile kalmaya çalışırken kullanılması güvenlidir” onayı alan ilk ve tek vajinal jeldir. Çünkü sıradan vajinal jeller spermlerin hareketliliğine engel olan bir bariyer oluşturarak yaşamalarına engel olmakta, ultrasonlarda kullanılan jeller ise, bakteri üremesine imkan vererek vajinal bölgede kaşıntı ve mantar olmasına sebep olmaktadır.</p>
<p>•	Oysa Pre~seed Jel, içeriğinde bulunan doğal bitki şekeri sayesinde, bakteri ve mantar oluşumuna izin vermemektedir. Uygun Ph değeriyle doğal ortamını taklit edip, içerdiği antioksidan destek ile spermlerin yumurtaya olan hareketine önemli ölçüde destek verir. Ayrıca, embriyo gelişimine zarar vermediği yapılan klinik çalışmalarla kanıtlanmıştır.</p>
<p>•	2008 yıllı Kasım ayında yayınlanan AMERİKAN ÜREME TIP CEMİYETİ<br />
( AMERICAN SOCIETY OF REPRODUCTIVE MEDICINE ) uygulamalı komite raporunda, ‘ Doğal Üremeyi En İyi Şekilde Sağladığı ’ yönünde tavsiye kararı verilmiştir.</p>
<p>Pre-seed ve üreme sağlığına yardımcı diğer Fertiltr ürünleri eczanelerde satışa sunulmuştur. </p>
<p>Ayrıntılı Bilgi İçin; 	Markaevi/0212 240 85 85<br />
		        		www.fertiltr.com<br />
       		www.preseed.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinbultenim.com/2010/dogal-yolla-hamilelik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüp bebek tedavisi öncesinde doğal yolla hamile kalmak mümkün</title>
		<link>http://www.basinbultenim.com/2010/tup-bebek-tedavisi-oncesinde-dogal-yolla-hamile-kalmak-mumkun</link>
		<comments>http://www.basinbultenim.com/2010/tup-bebek-tedavisi-oncesinde-dogal-yolla-hamile-kalmak-mumkun#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 10:09:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>masa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinbultenim.com/?p=3881</guid>
		<description><![CDATA[PRE-SEED, açıklanamayan nedenlerle bebek sahibi olamayan çiftlere, tüp bebek tedavisi öncesinde doğal bir bir seçenek sunuyor Açıklanamayan kısırlıktan şikayetçi çiftlere, tüp bebek tedavisi öncesinde doğal bir çözüm getiren vajinal jel Pre-seed, içerdiği bioaktif bitki şekeri Arabinogalaktan ile spermlere antioksidan desteği sağlayarak hamile kalma şansını yükseltiyor. Pre-seed, FDA (Food and Drug Administration) &#8211; Amerikan Gıda ve<a class="moretag" href="http://www.basinbultenim.com/2010/tup-bebek-tedavisi-oncesinde-dogal-yolla-hamile-kalmak-mumkun">&#160;&#160;Full Article&#8230;</a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><strong>PRE-SEED, açıklanamayan nedenlerle bebek sahibi olamayan çiftlere, tüp bebek tedavisi öncesinde doğal bir bir seçenek sunuyor</strong></p>
<p>Açıklanamayan kısırlıktan şikayetçi çiftlere, tüp bebek tedavisi öncesinde doğal bir çözüm getiren<strong> </strong>vajinal jel <strong>Pre-seed</strong>, içerdiği bioaktif bitki şekeri <strong>Arabinogalaktan</strong> ile spermlere antioksidan desteği sağlayarak hamile kalma şansını yükseltiyor.</p>
<p><strong>Pre-seed</strong>, <strong>FDA</strong> (Food and Drug Administration) &#8211; <strong>Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi</strong> tarafından <strong>“Doğal yolla hamile kalmaya çalışırken kullanılması güvenlidir”</strong> onayı alan <strong>ilk ve tek</strong> vajinal jel olması ile diğer vajinal jellerden çok farklı özellikler taşıyor.</p>
<p>Embriyo gelişimine zarar vermediği klinik çalışmalarla kanıtlanan Pre-seed, uygun Ph değeriyle doğal ortamı taklit edip spermlere yumurtaya doğru hareketlerinde yardımcı oluyor. Sıradan vajinal jeller ise, spermlerin hareketliliğini engelleyen bariyerler oluşturarak yaşamlarına engel oluyor. Bu tür jeller bakteri üremesine de izin vererek vajinal bölgede kaşıntı ve mantar oluşmasına neden olurken, Pre-seed içeriğinde bulunan doğal bitki şekeri sayesinde bakteri ve mantar oluşumunu da engelliyor.</p>
<p><strong>Pre-seed</strong>’in,  çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere son bir yol olarak önerilen aşılama ve tüp bebek yöntemlerinden önce, 6 ay boyunca denenmesi tavsiye ediliyor. <strong>Pre-seed</strong>, 2008 Kasım ayında yayınlanan <strong>AMERİKAN ÜREME TIP CEMİYETİ</strong> (AMERICAN SOCIETY OF REPRODUCTIVE MEDICINE) uygulamalı komite raporunda, <strong>‘Doğal Üremeyi En İyi Şekilde Sağladığı’</strong> yönünde tavsiye kararı almıştır.</p>
<p><strong>Hamile kalma dönemini tespitte en pratik çözüm: Tükürükten Ovulasyon Testi</strong></p>
<p>Hamilelik şansını artıran yumurtlama dönemlerinin tespitinde kullanılan <strong>Babystart Tükürükten Ovulasyon Testi</strong> kadınlara büyük kolaylıklar getiriyor. Ruj şeklindeki şık görünümüyle dikkatleri çeken <strong>Babystart Tükürükten Ovulasyon Testi</strong>, istenildiği zaman ve yerde kullanılabilme pratiği sağlıyor, sınırsız kullanım özelliğiyle de ekonomik bir tercih sunuyor.</p>
<p>Pre-seed ve Babystart ürünlerinin Türkiye ve K.K.T.C distribütörlüğünü <strong>Fertiltr </strong>yürütüyor.</p>
<p><strong>T.C. Sağlık Bakanlığı</strong> onayı ile ithal edilen ürünler, <strong>USA &#8211; Food and Drug Administration (FDA) &#8211; Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi</strong> ve<strong> Conformité Européenne (CE) &#8211; Avrupa Normlarına Uygunluk </strong>belgelerine sahip. Pre-seed ve üreme sağlığına yardımcı diğer <strong>Fertiltr</strong> ürünleri, eczanelerde bulunuyor.</p>
<p><strong>Ayrıntılı Bilgi İçin;       Markaevi/0212 240 85 85</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;line-height: 150%;text-align: justify"><span> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinbultenim.com/2010/tup-bebek-tedavisi-oncesinde-dogal-yolla-hamile-kalmak-mumkun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyagöz Hastanesi Antalya&#8217;da açıldı</title>
		<link>http://www.basinbultenim.com/2010/dunyagoz-hastanesi-antalyada-acildi</link>
		<comments>http://www.basinbultenim.com/2010/dunyagoz-hastanesi-antalyada-acildi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 15:38:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aakis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinbultenim.com/?p=3793</guid>
		<description><![CDATA[Dünyagöz Grubu Akdeniz Bölgesi’nde hem yerli hem de yabancı hastalar için Dünyagöz Antalya’yı hizmete açıyor. 12.000 m2 kapalı alan üzerine kurulu olan Antalya Dünyagöz hem yurt dışından hem de Antalya ve çevresinden gelecek hastalar düşünülerek yapılandırılmış tam donanımlı bir sağlık kompleksi olarak tasarlandı. Türkiye’nin cennet mekânı Antalya’da hizmet verecek olan hastane, alanında uzman medikal kadrosu<a class="moretag" href="http://www.basinbultenim.com/2010/dunyagoz-hastanesi-antalyada-acildi">&#160;&#160;Full Article&#8230;</a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyagöz Grubu Akdeniz Bölgesi’nde hem yerli hem de yabancı hastalar için Dünyagöz Antalya’yı hizmete açıyor.</strong></p>
<p>12.000 m2 kapalı alan üzerine kurulu olan Antalya Dünyagöz hem yurt dışından hem de Antalya ve çevresinden gelecek hastalar düşünülerek yapılandırılmış tam donanımlı bir sağlık kompleksi olarak tasarlandı.</p>
<p>Türkiye’nin cennet mekânı Antalya’da hizmet verecek olan hastane, alanında uzman medikal kadrosu ve en son teknolojisiyle birlikte SGK ile (SSK, ES, 657 devlet memurları ve Bağkur) resmi anlaşmalı olup kapılarını herkese sonuna kadar açık tutacaktır.</p>
<p>Hastanede, Lazer ve genel ameliyathanelerden, hastalıkların teşhisinde büyük önem taşıyan tetkik cihazlarına kadar tüm donanım dikkatle hazırlandı. Göz alanında 19 branş için ayrı departmanların bulunduğu hastanede hastaların yaş gruplarına ve hastalıklarına özel dizayn edilen katlar bulunuyor. Hastalarına sunduğu VIP hizmetleri ile bölgede farkını hissettirecek olan Dünyagöz, tüm hastalarına dünya yemeklerinin sunulduğu restoranları, vale hizmeti, ücretsiz wireless internet erişimi ile özel hizmetin konforunu yaşatacak.</p>
<p>11 farklı dilde hizmet verebilen doktor ve uzman personelin görev yapacağı, en son teknolojilerle donatılmış Antalya Dünyagöz Hastanesi’nin ülkemizin sağlık turizmi potansiyeline de büyük katkı sağlaması bekleniyor. Ülkemize gelecek yabancı hastalar beş yıldızlı tatil programları ile birlikte hem göz sağlıklarına kavuşmanın hem de Antalya’nın eşsiz doğasında geçirilecek güzel bir tatilin mutluluğunu yaşayacaklar. Antalya’nın en önemli otelleri ile yapılan anlaşmalar sonucunda hastalar hem hastanede hem de otelde konaklamaları müddetince alacakları hizmette VIP farkını yaşayacaklar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinbultenim.com/2010/dunyagoz-hastanesi-antalyada-acildi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk özlemine doğal çözüm</title>
		<link>http://www.basinbultenim.com/2010/cocuk-ozlemine-dogal-cozum</link>
		<comments>http://www.basinbultenim.com/2010/cocuk-ozlemine-dogal-cozum#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 14:48:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>masa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Yolla Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Pre-seed]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinbultenim.com/?p=3772</guid>
		<description><![CDATA[Bioaktif bitki şekeri Arabinogalaktan içeren PRE-SEED, spermlere antioksidan desteği sağlayarak çocuk özlemi çekenlere doğal bir çözüm sunuyor Türkiye’de kısırlık oranının 2009’da yüzde 25’e ulaştığı belirtiliyor. Bu çiftlerin yüzde 12’ye yaklaşan kısmında kısırlıkla ilgili herhangi bir hastalık tespit edilemiyor. Bu durum “açıklanamayan infertilite” olarak adlandırılıyor.  Spermlere antioksidan desteği sağlayan, bioaktif bitki şekeri Arabinogalaktan  içeren Pre-seed, açıklanamayan<a class="moretag" href="http://www.basinbultenim.com/2010/cocuk-ozlemine-dogal-cozum">&#160;&#160;Full Article&#8230;</a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bioaktif bitki şekeri Arabinogalaktan içeren PRE-SEED, spermlere antioksidan desteği sağlayarak çocuk özlemi çekenlere doğal bir çözüm sunuyor</strong></p>
<p>Türkiye’de kısırlık oranının 2009’da yüzde 25’e ulaştığı belirtiliyor. Bu çiftlerin yüzde 12’ye yaklaşan kısmında kısırlıkla ilgili herhangi bir hastalık tespit edilemiyor. Bu durum <strong>“açıklanamayan infertilite”</strong> olarak adlandırılıyor. </p>
<p>Spermlere antioksidan desteği sağlayan, bioaktif bitki şekeri <strong>Arabinogalaktan</strong>  içeren <strong>Pre-seed</strong>, açıklanamayan nedenlerden çocuk sahibi olamayan çiftlere basit ve doğal bir seçenek sunuyor.</p>
<p><strong>FDA</strong> (Food and Drug Administration)<strong> &#8211; Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi</strong> tarafından “<strong>Doğal yolla hamile kalmaya çalışırken kullanılması güvenlidir</strong>” onayı alan ilk ve tek vajinal jel <strong>Pre-seed</strong>, diğer vajinal jellerden çok farklı özellikler taşıyor. Sıradan vajinal jeller spermlerin hareketliliğini engelleyen bariyerler oluşturarak yaşamlarına engel oluyor. <strong>Pre-seed</strong> ise, içerdiği bioaktif bitki şekeri <strong>Arabinogalaktan</strong> ile spermlere antioksidan desteği sağlayarak hamile kalma olasılığını yükseltiyor.</p>
<p>Embriyo gelişimine zarar vermediği klinik çalışmalarla kanıtlanan <strong>Pre-seed</strong>, uygun Ph değeriyle doğal ortamı taklit edip, spermlere yumurtaya doğru hareketlerinde yardımcı oluyor. Ayrıca, diğer jeller bakteri üremesine izin vererek vajinal bölgede kaşıntı ve mantar oluşmasına neden olurken, <strong>Pre-seed</strong> içeriğinde bulunan doğal bitki şekeri sayesinde, bakteri ve mantar oluşumunu da engelliyor.</p>
<p><strong>Pre-seed</strong>’in,  çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere son bir yol olarak önerilen aşılama ve tüp bebek yöntemlerinden önce, 6 ay boyunca denenmesi öneriliyor. <strong>Pre-seed</strong>, 2008 Kasım ayında yayınlanan AMERİKAN ÜREME TIP CEMİYETİ</p>
<p>(AMERICAN SOCIETY OF REPRODUCTIVE MEDICINE) uygulamalı komite raporunda, ‘ <strong>Doğal Üremeyi En İyi Şekilde Sağladığı</strong> ’ yönünde tavsiye kararı almıştır.</p>
<p><strong>Fertiltr,</strong> Pre-seed ve Babystart ürünlerinin Türkiye ve K.K.T.C distribütörlüğünü yürütüyor.</p>
<p>Ürünler<strong> USA &#8211; Food and Drug Administration (FDA)</strong><strong> &#8211; Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi</strong> ve<strong> Conformité Européenne (CE ) &#8211; Avrupa Normlarına Uygunluk </strong>belgelerine sahip olup, <strong>T.C. Sağlık Bakanlığı</strong> onayı ile ithal edilmektedir. Pre-seed ve üreme sağlığına yardımcı diğer <strong>Fertiltr</strong> ürünleri eczanelerde satışa sunulmuştur.</p>
<p><strong>Ayrıntılı Bilgi İçin;       Markaevi/0212 240 85 85</strong></p>
<p>                            <a href="http://www.fertiltr.com/">www.fertiltr.com</a></p>
<p><a href="http://www.preseed.com.tr/">www.preseed.com.tr</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinbultenim.com/2010/cocuk-ozlemine-dogal-cozum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cildinizi soğuktan koruyun</title>
		<link>http://www.basinbultenim.com/2010/cildinizi-soguktan-koruyun</link>
		<comments>http://www.basinbultenim.com/2010/cildinizi-soguktan-koruyun#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 15:33:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aakis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[ayak bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Buket Pençe]]></category>
		<category><![CDATA[el bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Peeling]]></category>
		<category><![CDATA[Saç bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Tırnak bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinbultenim.com/?p=3632</guid>
		<description><![CDATA[Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü Dr. Buket Pençe kış aylarında cilde nasıl bakım yapılması gerektiği hakkında bilgiler veriyor. Kış aylarında deriyi etkileyen en önemli faktörler soğuk hava, kuru hava, klimalar ve kaloriferle ısınan kapalı ortamlar, çevre kirliliği, kalın, yünlü, sentetik giysiler ve cilt temizliğinin (banyo, yıkama) yaz aylarından daha seyrek yapılmasıdır. Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü Dr.<a class="moretag" href="http://www.basinbultenim.com/2010/cildinizi-soguktan-koruyun">&#160;&#160;Full Article&#8230;</a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü Dr. Buket Pençe kış aylarında cilde nasıl bakım yapılması gerektiği hakkında bilgiler veriyor.</strong></p>
<p>Kış aylarında deriyi etkileyen en önemli faktörler soğuk hava, kuru hava, klimalar ve kaloriferle ısınan kapalı ortamlar, çevre kirliliği, kalın, yünlü, sentetik giysiler ve cilt temizliğinin (banyo, yıkama) yaz aylarından daha seyrek yapılmasıdır. Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü Dr. Buket Pençe bu sorunlara engel olmak için cilde nasıl bakım yapılması gerektiği hakkında bilgiler veriyor.</p>
<p>Derimizin hava ile temas eden açık bölgeleri (yüz, eller) kışın kurumakta, kızarmakta, hassaslaşarak çatlayabilmektedir. Alerjik kişilerde yünlü, sentetik, deri giysilere karşı kontakt dermatitler kış aylarında daha sık görülmektedir. Derinin üzerinin giysiler, ter, yağ salgısı ile sürekli örtülü olması yağ bezi hastalıklarının(akne, sebore, milium kistler) artmasına neden olmaktadır. Lipofilik mantar hastalıkları pitriasis versikolor(samyeli hastalığı) ve nem artışına bağlı intertriginöz(vücuttaki kıvrım yerleri) bölge enfeksiyonları daha sık oluşabilmektedir. Bu sorunlara engel olabilmek için deri bakımında izlenebilecek 10 adım aşağıdaki şekilde sıralanabilir:</p>
<p><strong>Temizlik:</strong> Yüz ve vücudumuza, kurumaya engel olmak amacıyla kremli veya yağlı sabun ve jeller kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>Nemlendirme:</strong> Yüz ve vücut deri tipine uygun nemlendiriciler(gliserin, vazelin, üre, laktik asit, hyaluronik asit içerenler) her banyodan sonra uygulanmalı ve kuruluğa engel olunacak şekilde nemlendiriciler daha sık sürülmelidir.</p>
<p><strong>Peeling:</strong> Kışın deri tipine göre sıklığı ayarlanarak glikolik asit, retinoik asit veya salisilik asit içeren jel, krem veya maskelerle derinin ölü tabakası yenilenmesi mutlaka sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>Güneş koruması:</strong> Kış aylarında da güneş koruması devam ettirilmelidir. Özellikle karda(yansıma nedeniyle), yüksek yerlerde güneşin etkisi artmaktadır. Yağmurlu havalarda bile güneş açtığında ışığa duyarlı ciltler en az SPF: 15 – 30 arası sprey, krem veya losyon formlarındaki koruyuculardan kullanmalıdırlar.</p>
<p><strong>Anti &#8211; aging:</strong> Retinoik asit, glikolik asit, askorbik asit ve peptidler, krem, serum, maske şeklinde uygulanmalı; sistemik olarak antioksidan vb. gerekli maddeler kapsül veya tablet formlarında alınmalıdır.</p>
<p><strong>El bakımı:</strong> Soğuk havalarda gliserin, vazelin, lanolin içeren el kremleri daha sık uygulanmalı, el sabunları kremli veya yağlı olmalı, eldiven kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>Ayak bakımı:</strong> Kış günlerinde kalın çoraplar, bot, çizme içinde uzun süre kalan ayaklara salisilik asit ve üre içeren krem ve pomadlar düzenli olarak uygulanmalıdır. Ayrıca mantar öldürücü maddelerin sprey, pudra, köpük, krem şeklinde uygulanması, mantar enfeksiyonlarına karşı ayakları korumaktadır.</p>
<p><strong>Saç bakımı:</strong> Saçları soğuk hava ve çevre kirliliğinden korumak için yumuşak şampuanlar ve saç kremleri uygulanması, saçları – tırnakları güçlendiren biotin, çinko, demir kullanılması kışın özen gösterilmesi gereken bir diğer konudur.</p>
<p><strong>Tırnak bakımı:</strong> Tırnaklar da soğuk havalarda daha çok kırılmakta ve incelmektedir. El kremleri, tırnakları korumak için yeterli olmamaktadır. Bu nedenle tırnak koruyucu kremlerin düzenli kullanılmasına dikkat edilmelidir.</p>
<p><strong>Beslenme:</strong> Beslenme de deriyi korumak için dikkat edilmesi gereken bir faktördür. A, C, E vitaminleri, çinko, bakır, demir, selenyum alımı yanında zayıflama diyetlerinin abartılmaması ve yağ, karbonhidrat kısıtlamasının dozunda yapılması önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinbultenim.com/2010/cildinizi-soguktan-koruyun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nanoteknolojiyle saç dökülmesine birebir</title>
		<link>http://www.basinbultenim.com/2009/nanoteknolojiyle-sac-dokulmesine-birebir</link>
		<comments>http://www.basinbultenim.com/2009/nanoteknolojiyle-sac-dokulmesine-birebir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2009 13:44:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>enderbozkurt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Alopesi]]></category>
		<category><![CDATA[DHT]]></category>
		<category><![CDATA[Folixir]]></category>
		<category><![CDATA[kellik]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Meral Şaşoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Saç]]></category>
		<category><![CDATA[Saç dökülmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinbultenim.com/?p=3358</guid>
		<description><![CDATA[SAÇ DÖKÜLMESİNİ FOLIXIR’LE DURDURUN Erkek tipi saç dökülmesine karşı nanoteknolojiyle üretilen Folixir, patentli formülüyle saç dökülmesini durduruyor, 6 aylık düzenli kullanımda yeni saç gelişimi sağlıyor… Saç dökülmelerinin yüzde 95’ini oluşturan “Erkek Tipi Saç Dökülmelerine” karşı Türkiye’de ilk kez nanoteknoloji kullanılarak üretilen ve çok güçlü bitkisel maddeler içeren Folixir, satışa sunuldu. Novatemed Innoceuticals A.Ş tarafından üretilen<a class="moretag" href="http://www.basinbultenim.com/2009/nanoteknolojiyle-sac-dokulmesine-birebir">&#160;&#160;Full Article&#8230;</a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAÇ DÖKÜLMESİNİ FOLIXIR’LE DURDURUN</strong></p>
<p>Erkek tipi saç dökülmesine karşı nanoteknolojiyle üretilen Folixir,<br />
patentli formülüyle saç dökülmesini durduruyor, 6 aylık düzenli kullanımda yeni saç gelişimi  sağlıyor…</p>
<p>Saç dökülmelerinin yüzde 95’ini oluşturan “Erkek Tipi Saç Dökülmelerine” karşı Türkiye’de ilk kez nanoteknoloji kullanılarak üretilen ve çok güçlü bitkisel maddeler içeren Folixir, satışa sunuldu. Novatemed Innoceuticals A.Ş tarafından üretilen Folixir, genetik ve hormonal nedenlerle ortaya çıkan ve en yaygın görülen saç dökülmesi tipi olan Androgenetik Alopesi’nin (AGA) neden olduğu saç dökülmelerini durduruyor, 6 aylık düzenli kullanımda ise yeni ve sağlıklı saç gelişimini sağlıyor.</p>
<p>Saç dökülmesine karşı geliştirilmiş en güçlü doğal etken maddeleri taşıyan ve saç kökü hücrelerinden çok daha küçük olmaları sayesinde saç yolunu kolayca geçerek saç kökündeki hücrelere ulaşan nanoteknolojik kesecikler (nanozom) içeren Folixir, saç yapımını durduran ve kelliğe neden olan dihidrotestosteron (DHT) hormonuna karşı saç köklerini bir zırh gibi koruyor.</p>
<p>Folixir’in saç dökülmelerini yüzde 100 durduğunu, yeni ve sağlıklı saç gelişimini yüzde 92 oranında sağladığını ve saç dökülmesine yol açan ve yeniden saç oluşumunu engelleyen DHT hormonunu yüzde 90’ın üzerinde bir başarıyla baskıladığının Fransa’da bulunan bağımsız BioAlternatives laboratuarları tarafından da onaylandığını belirten Novatemed Innoceuticals Medikal Direktörü Prof. Dr. Meral Şaşoğlu, şunları söyledi:</p>
<p>“Hem erkeklerde hem de kadınlarda bulunan erkeklik hormonlarının (androgen) bir türü olan testosteronun saç köklerindeki bazı enzimler vasıtasıyla DHT hormonuna dönüşmesiyle saç kökünde saç üretimi yönündeki hücresel faaliyetler engelleniyor ve saç kökü hücreleri uyku fazına giriyor. Uyku fazındaki saç kökü hücresi kendisini besleyen kılcal damarlardan da uzaklaşıyor ve hücrenin damarsal beslenmesi de bu yolla engelleniyor. Böylece, ilerleyen zamanda dökülen saçların yerine yenileri üretilemiyor ve kellik meydana geliyor. Folixir’in içeriğinde bulunan saç dökülmesine karşı geliştirilmiş bitkisel etken maddelerin yerleştirildiği nano boyutlu kesecikler, nanoteknoloji sayesinde saç yolundan kolayca geçerek hücre içine girerler ve saç dökülmesine sebep olan DHT hormonunun oluşmasını önlerler. Ayrıca saç kökünü besleyen kılcal damarları yeniden yapılandırarak damarsal beslenmeyi sağlarlar ve yeni ve sağlıklı saç üretimine yardımcı olurlar.”</p>
<p>KLASİK ÜRÜNLERE ORANLA %300 DAHA ETKİLİ</p>
<p>Folixir’in nanoteknolojik bir ürün olması nedeniyle klasik ürünlerden çok daha fazla miktarda etken maddeyi saç kökü hücrelerinin içine taşıyabilme özelliğine sahip olduğunu belirten Dermatoloji Profesörü Meral Şaşoğlu, şöyle dedi:</p>
<p>“Nanoteknolojik ürünlerin içerdikleri trilyonlarca nano boyutlu madde, mikroskobik boyutları ve dış yüzeylerinin saç kökü hücrelerinin fizyolojik yapılarına uygun olması sayesinde saç kökü hücrelerinin içine kadar girerek hedefi 12’den vurur. Oysa klasik ürünlerin içindeki moleküller büyük boyutlu olduğu için çoğunlukla derinin derinliklerine kadar inemeyip, derinin üst yüzeylerinde kalırlar. Buna bağlı olarak, etki edecekleri hücrelerin içine de geçemeyecekleri için etkisiz olmaktadırlar.”</p>
<p><strong>6 AY DÜZENLİ KULLANIMDA YENİ SAÇ SAYISINDA ARTIŞ SAĞLIYOR</strong></p>
<p>Yapılan klinik çalışmaların, losyon, tablet, bio-temizleyici şampuan ve saç kremi formlarından oluşan Folixir Saç Bakım Setinin 6 ay düzenli kullanılması durumunda, kullanıcıların yüzde 100’ünde saç dökülmesini durdurduğuna, %92’sinde yeni ve sağlıklı saç sayısında artış  sağladığına  dikkat çeken Prof. Dr. Meral Şaşoğlu, 10 yıldan fazla süredir saç dökülmesi problemi yaşayan kişilerde bile yeni saç oluşumunun mümkün olduğunu söyledi. Prof. Şaşoğlu, Folixir’in hiçbir yan etkisi bulunmadığını da sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>ERKEK TİPİ SAÇ DÖKÜLMELERİ HAKKINDA:</strong></p>
<p>Erkek Tipi Saç Dökülmesi (bilimsel adıyla Androgenetik Alopesi ya da kısaca AGA); tüm saç dökülmesi problemlerinin % 95’ini teşkil eder. Genel anlamda saç dökülmesi ya da kellik ifadelerinin karşılığı olan da bu tarz saç dökülmeleridir.</p>
<p>AGA hem erkekte hem kadında görülür. Ortaya çıkış sebebi, adından da anlaşılacağı gibi, genetik zemine bağlı olarak bir erkeklik hormonu olan androgenlerin saçlı deride yaptığı olumsuz etkilerdir. Bu olumsuz etkiler neticesinde saçlı derinin  alın, tepe ve şakak bölgelerinde yoğun saç dökülmesi ve yerine gelen saç tellerinin ince, cansız ve renksiz tüyler halinde olması, uzayamaması ve hatta yerine yeni saç veya tüylerin bile gelememesi söz konusudur. Bunun sonucunda saç alın çizgisi geriye doğru çekilir, tepe açılır ve kişinin saçlı halinden bambaşka görünen seyrek saçlı, ya da saçsız görüntüsü ortaya çıkar. Toplumsal olarak bu görüntü erkek için ciddi bir kozmetik problemken kadın için daha da kötü bir kozmetik problem halini alır. Önlenemeyen saç kaybı zaman içinde psikolojik sorunları ve sosyal fobiyi de beraberinde getirir.</p>
<p>Erkek Tipi Saç Dökülmesi’nde özellikle erkeklerde ve genel olarak kadınlarda androgen hormonlarının etkisi genel olarak hormonun azlığı veya çokluğundan ziyade saç kökü hücrelerinin genetik olarak androgen hormonlarına duyarlılığı ile ilişkilidir. Yani saç kökü hücrelerinin androgenlerden ne kadar etkilendiğini kişinin genetik yatkınlığı belirler. Genetik yatkınlığı olan kadın ya da erkeklerde bu duyarlılık ölçüsünde saç dökülmesi ortaya çıkar.</p>
<p>Androgenlerin bir türü olan Testosteron hormonu  kan yoluyla saç kökü hücrelerine geldiğinde ortamda bulunan enzimlerle  daha güçlü bir  androgen olan DHT’ye (Dihidrotestosteron) dönüşür. Saç kökü hücreleri eğer genetik olarak DHT ‘ye karşı duyarlı ise DHT saç kökü hücrelerinde baskı yaparak saç kökü hücrelerinin dökülme fazına girmelerine yol açarlar. Ve daha da ileri giderek  yeni saç üretimini engeller yani dökülen saçın yerine yenisi yapılamaz . Saçlarda seyrelme başlar. Diğer taraftan hormonal baskı, yani DHT, saç kökünü besleyen damarların oluşumundan sorumlu bazı maddelerin de  (VEGF=Vascular Endotelial Growth Factor = Damarsal Büyüme Faktörü) yapımının durmasına yol açar. Bu nedenle saç kökünde damarsal yapılarda bir gerileme ve damarların küçülmesi hali ortaya çıkar. Bunun sonucunda saç kökleri damarlardan ayrılarak damarlardan yoksun bir hale gelirler. Zaten DHT hormonunun etkisiyle saç üretemeyen ve istirahat fazına giren saç kökü hücreleri bir de damarlardan uzak olunca beslenemezler ve bu yönden de tamamen saç üretemez hale gelirler. Bu durumun devam etmesi dökülmenin şiddetine bağlı olarak saçlarda incelme, uzayamama, seyrelme hatta kellikle sonuçlanır.</p>
<p>Erkek Tipi Saç Dökülmesi genetik yatkınlığa sahip hem erkek hem de kadında ergenlikten itibaren ortaya çıkabilir. Erkeklerde zaten mevcut androgenler bu sorun için yeterli sebebi oluşturabilir. Kadınlarda da aynı mekanizma ile kolayca  saç dökülmesi tepelerde açılmalar şeklinde kendini gösterebilir. Bazen zayıf genetik yatkınlığı olan kadınlarda mevcut androgenlerin etkileri yeterli olmaz, zaten çok düşük olduğundan ve mevcut östrogen’in androgenlere karşı koruyucu bir pozisyon oluşturmalarından dolayı bu tip kadınlar normal koşullarda belirgin bir saç dökülmesi problemi yaşamazlar. Çünkü mevcut östrogen ve androgen  düzeyleri dengededir ve genetik yatkınlıkları da zayıf olduğundan dökülme problemi yaşamadan yıllarca idare edebilirler; ancak androgen-testosteron düzeyini artıracak ve / veya östrogen düzeyini azaltacak bir hormonal düzensizlik, kistik bir oluşum, ya da doğum kontrol hapı ve bunun gibi hormon  kullanılırken aniden kesilmesi ve en önemlisi menopoz döneminde yetersiz östrogen seviyesi gibi androgen düzeyinin göreceli de olsa östrogene karşı artmış olması gibi durumlar saç dökülmesini başlatabilirler. Bu durum  şiddetli bir dökülme halinde ortaya çıkarak  saç derisinin görülebileceği kadar yoğun seyrelmeler, açılmalar, hatta kellik görüntüsüne kadar ilerleyebilir ki bu tabloyu menopoz dönemindeki birçok kadında görmek mümkün.</p>
<p>Kadınlarda benzer saç dökülmesi problemi hormonal herhangi bir düzensizlik veya herhangi bir kistik yapılanma gibi faktörler olmadan da ortaya çıkabilir ki bu durumda çok güçlü genetik yatkınlık söz konusudur. Bu durumda kişinin her türlü tetkikleri normal olduğu halde saç ayrım çizgisinde çatallanma, tepelerde seyrelme ve saç derisinin görülebileceği kadar açılmalar meydana gelebilir. Kötü haber; önlem alınmazsa bu durumun giderek daha da şiddetlenerek devam edecek olmasıdır.</p>
<p>ERKEK TİPİ SAÇ DÖKÜLMESİ İLE İLGİLİ DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR<br />
1.	Jöle, briyantin, saç spreyi, şekillendirici köpük ve saç boyası gibi kimyevi maddeler erkek tipi saç dökülmesine neden olur.<br />
YANLIŞ. Bu ürünler, erkek tipi saç dökülmesinin sebepleri arasında değildir. Halk arasında “Erkek Tipi Saç Dökülmesi” olarak bilinen, bilimsel adı Androgenetik Alopesi (AGA) olan saç dökülmesi, genetik yatkınlığı olan erkek ve kadınlarda erkeklik hormonu olan testosteronun bazı enzimler vasıtasıyla saç yapımını ve beslenmesini engelleyen DHT hormonuna dönüşmesi sonucu ortaya çıkar.<br />
2.	Saç köklerinde biriken kollajen, erkek tipi saç dökülmesinin sebeplerinden biridir.<br />
YANLIŞ. Saç köklerinde kollajen birikmesi erkek tipi saç dökülmesinin sebepleri arasında değildir. Kollajen normal sağlıklı bir deride bulunması gereken bir maddedir. Aşırı biriktiği durumlarda bazı deri hastalıkları ve sistemik hastalıklara yol açsa da bu hastalıkların hiçbiri erkek tipi saç dökülmesi ile ilgili değildir.<br />
3.	Erkek tipi saç dökülmesinin nedeni tıkanmış saç kökleridir.<br />
YANLIŞ. Tıkanan saç kökleri, saç kaybına neden olmazlar. Tıkanan kıl kökleri kıl batması ve kıl dönmesi gibi problemlere yol açabilirler ancak bu saçlı deride değil vücudun diğer tüylü bölgelerinde meydana gelebilir.<br />
4.	Şapka veya başörtüsü takmak ya da saç diplerinin havasız kalması erkek tipi saç dökülmesine neden olur.<br />
YANLIŞ.  Bunun en güzel ispatı, işi gereği her gün şapka takmak zorunda olan ancak saçları dökülmeyen bireylerdir.<br />
5.	Saç diplerinin kirlenmesi erkek tipi saç dökülmesine neden olur.<br />
YANLIŞ. Saçlarını temizleme imkanı bulamayan pek çok kişide saç dökülmesi problemi görülmemektedir.<br />
6.	Erkek tipi saç dökülmelerinin önemli bir nedeni mevsimsel değişikliklerdir.<br />
YANLIŞ. Mevsimsel değişiklikler erkek tipi saç dökülmesine yol açmaz. Mevsimsel değişikliklerde diffüz alopesi dediğimiz daha hafif ve geçici saç dökülmeleri görülebilir.<br />
7.	Yetersiz beslenme ya da besin eksikliği erkek tipi saç dökülmesine neden olur.<br />
YANLIŞ. Elbette besin eksikliği, stres, düzensiz hayat ve benzeri faktörler tüm vücutta olduğu gibi saçlarda da olumsuz etki yaratırlar. Ancak erkek tipi saç dökülmesi direkt olarak besin eksikliği ve bunun gibi faktörlerin bir sonucu değildir. Sağlıklı ve çok iyi beslendiği halde erkek tipi saç dökülmesi sorunu yaşayan bireyler bunun en önemli kanıtıdır.<br />
8.	Erkek tipi saç dökülmesinin bir nedeni de zayıf kan dolaşımıdır.<br />
YANLIŞ. Zayıf kan dolaşımı, bu tip saç dökülmesinin nedenleri arasında yer almamaktadır.<br />
9.	Stresli bir yaşam erkek tipi saç dökülmesine yol açar.<br />
YANLIŞ. Stres, tüm vücutta olduğu gibi saçlarda da olumsuz etki yaratır ancak, erkek tipi saç dökülmesine neden olmaz.<br />
10.	Saçları kazıtmak, erkek tipi saç dökülmesini önler.<br />
YANLIŞ. Saçları kazıtmanın erkek tipi saç dökülmesini önlemeye olumlu bir etkisi olmadığı gibi saç tellerini kalınlaştırmaya da hiçbir katkısı yoktur.</p>
<p>Bilgi için : Prof. Dr. Meral Şaşoğlu</p>
<p>0 800 211 00 20</p>
<p>www.folixir.com</p>
<p>bilgi@folixir.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinbultenim.com/2009/nanoteknolojiyle-sac-dokulmesine-birebir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domuz Gribinden korunmak için nasil beslenelim?</title>
		<link>http://www.basinbultenim.com/2009/domuz-gribinden-korunmak-icin-nasil-beslenelim</link>
		<comments>http://www.basinbultenim.com/2009/domuz-gribinden-korunmak-icin-nasil-beslenelim#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 13:52:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elitmed</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinbultenim.com/?p=3288</guid>
		<description><![CDATA[Bir tür solunum yolu hastalığı olan domuz gribinin normal gripten farkı insandan insana hızlı bir şekilde yayılıp yüksek ateş, boğaz, baş ve eklem ağrısı, öksürük, halsizlik, üşüme hatta bazı kişilerde kusma ve ishalle bulgu vermesidir. Hastalıktan korunmak için birincil olarak el hijyenine büyük önem verilmelidir, sık sık eller sabunla yıkanmalı ve kalabalık ortamlardan mümkün olduğu<a class="moretag" href="http://www.basinbultenim.com/2009/domuz-gribinden-korunmak-icin-nasil-beslenelim">&#160;&#160;Full Article&#8230;</a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir tür solunum yolu hastalığı olan domuz gribinin normal gripten farkı insandan insana hızlı bir şekilde yayılıp yüksek ateş, boğaz, baş ve eklem ağrısı, öksürük, halsizlik, üşüme hatta bazı kişilerde kusma ve ishalle bulgu vermesidir.</p>
<p>Hastalıktan korunmak için birincil olarak el hijyenine büyük önem verilmelidir, sık sık eller sabunla yıkanmalı ve kalabalık ortamlardan mümkün olduğu kadar uzak durulmalıdır. Bunun dışında vücudumuzun virüslere karşı özellikle domuz gribi virüsü olan H1N1’ e karşı savaşabilmesi için bağışıklık sisteminin de güçlenmesi ve özellikle belli yiyeceklerin sıklıkla tüketmelisi gerekmektedir.</p>
<p><strong>Sarımsak tüketin</strong>: Sarımsak içeriğinde allicin adlı çok güçlü bir antioksidant bulunmakta ve vücudu serbest radikallerden korumaktadır. Sarımsak bağışıklık sistemini güçlendirmenin de en ucuz yollarından biridir.</p>
<p><strong>Yoğurt veya kefir tüketin</strong>: Birçok araştırma probiyotik gıdaların bağışıklık sistemimiz için yararlı olduğunu belirtmektedir. Yoğurt ve kefir bağışıklık sistemini güçlendirerek bir çok hastalığı önleyici etkiye sahiptir. </p>
<p><strong>Supleman takviyesi alın</strong>: Tükettiğimiz besinler günlük vitamin ve mineral ihtiyacımızı karşılamayabilir.  Bu nedenle, bir uzmana danışarak vücudumuz için gerekli takviyeleri alabilirsiniz.</p>
<p><strong>Yeşil çay tüketin</strong>: Polifenollerden zengin olan çay özellikle yeşil çay güçlü bir&#8230; devamı için&#8230; <a href="http://www.ozlemsert.com/domuz-gribi.html">http://www.ozlemsert.com/domuz-gribi.html</a></p>
<p>Dyt.Ozlem Sert Aydin</p>
<p><a href="http://www.ozlemsert.com">www.ozlemsert.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinbultenim.com/2009/domuz-gribinden-korunmak-icin-nasil-beslenelim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

